

| - Çocuk-Aile İletişimi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Çocuk-Aile İletişimi | |||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Çocuğun genel davranışlarının, akran ilişkilerinin ve çocuğa ilişkin daha birçok özelliğin aile ile olan iletişimden etkilediği artık birçok araştırmalarca bilinmektedir. Bu nedenle çocuğa olumlu yaklaşım, olumlu disiplin yöntemlerini kullanmak ve çocuğa olumsuz yaklaşımların ortadan kaldırılması, çocuğun gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Çocuk ve aile iletişiminde artık bilinmesi gereken önemli bir durum da çocuk ve ailenin birbirlerini etkilediğidir. Eskiden yalnızca ailenin çocuğu etkilediği inancı ön plandaydı, ancak sonraki zamanlar gösterdi ki, çocukların da davranışları anababayı önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle çocuğunuzun sadece etkilenen bir makine olduğuna inanıyorsanız, durup bu inancınızı tekrar sorgulamanız gerekebilir. Bunun dışında odaklanılması gereken birçok özellik bulunmaktadır. İletişim karmaşık bir süreçtir. Çocuğunuza yönelttiğiniz her sözcük, her cümle, her farklı ses tonu, her farklı bakış tarzınız, her doğrudan ve dolaylı tepkiniz onu etkilemektedir. Bu da çocuğunuzun anababasına ilişkin bir bilinç oluşturmasıyla sonuçlanacaktır. Yani çocuğunuza sözel olarak ve dolaylı olarak yönelttiğiniz her mesaj, çocuğunuzun sizi “ilgili bir anababa” veya “ilgisiz bir anababa” olarak aklında yer etmenizi sağlayacaktır. Şimdi isterseniz bu bahsettiğimiz “sözel” ve “dolaylı” iletişim yollarından bahsedelim: Sözel iletişim olarak bahsettiğimiz kavram, sizlerin çocuğunuza yönelttiğiniz her türlü konuşmayı, her türlü ifadeyi içerir. “Bu söylediğin gerçekten çok kırıcı ve sana hiç yakışmıyor.” ifadesi de, “Sen ne yaptığını sanıyorsun?” ifadesi de sözel iletişime örnektir. Hepimiz bir diğerimizle sözel iletişimi her dakika kullanıyoruz. Ancak sözel iletişimde önemli olan yukarıdaki iki örnekte de görüldüğü gibi, sözel iletişimi olumlu doğrultuda yönlendirmektir. Çocuklarınıza duyduğunuz hassasiyeti sözel iletişimde yansıtabilirsiniz. Çocuğunuzun gerçekleştirdiği herhangi bir olumsuz davranışta ona yaklaşımınız, çocuğunuzla olumlu bir iletişimi tercih edebilmeniz açısından önemlidir. Öncelikle “Neden böyle yaptın?” , “Yapma!” şeklindeki ifadeleri çocuğunuza kullanmayın. Bilin ki her davranışın bir nedeni vardır, ancak doğru soruyu sormakta yetersiz kaldığımız için asıl nedeni de gözden kaçırırız. Ve yine önemli bir ayrıntı: çocuklar “Yapma!” dediğiniz her şeyi sizin sınırlarınızı geçmek amacıyla mutlaka yapacaktır. Bu nedenle konuştuğunuz kelimeler önemlidir. Sözel iletişime ilişkin bir diğer önemli nokta, konuşma şeklinizdir. Çocuklara genelde “Agucuk magucuk” şeklinde anlaşılmaz bebek konuşmalarıyla ve “Aman da ne şeker şeysin sen öyle?” şeklinde ifadelerle yaklaşırız. Bunlar yapılmamalı mı? Kesinlikle yapılmalı; ancak çocuğun ilk tanıştığı insanlar tarafından böyle bir tepkinin gelmesi, çocuğun kendini açmasına engel olabilecektir, aklınızda bulunsun. Bunun dışında çocuğunuzu severken lakap takmamalısınız. Etiketler çocuğunuzu olumsuz etkileme eğilimindedir. Çocuğunuzdan övgüyle bahsederken çocuksu bir sevinçle ve heyecanla da yaklaşabilirsiniz, yaşıtınız biriyle konuşuyor gibi saygı dolu da yaklaşabilirsiniz. Burada önemli olan, çocukların hangi konuşma şeklinden hoşlandığıdır. Hiçbir çocuk, kendisinin küçük görülmesini istemez. Çocuksu tavırlarla yaklaşılmasından hoşnut olan bir çocuk ise, çocuksu davranmaya devam etmek istemekte ve çoğunlukla büyümenin verdiği sorumluluğu kabul etmeyi istememektedir. Bu nedenle çocuklara konuşurken onlara saygılı yaklaşımınız, çocuğunuzun sorumluluk almasıyla da ilişkili görünmektedir. Özetle çocuğunuza sözel olarak olumlu yaklaşımın ilk koşulu, çocuğunuza bir yetişkin gibi saygı duyarak iletişim kurmanızdır. Çocuğunuzu azarlamanız, ona güven duymadığınızı içeren “Sen hep böylesin, zaten sen yapamazsın!.” şeklinde konuşmalarınız, çocuğunuzla iletişiminizi olumsuz etkileyecektir. Olumsuz davranışlarına özellikle odaklanmanız da olumsuz bir etki yaratacaktır. Özellikle dikkat dağıtma, çocuğunuzun olumlu özelliklerini vurgulamanız bu durumda işe yarayacaktır. Bu konuya ilişkin daha ayrıntılı bir çalışmaya yer vereceğiz. İletişimin ikinci boyutu dolaylı iletişim olarak ifade edilmektedir. Dolaylı iletişim, konuşmaların ötesinde gönderilen mesajları içermektedir. Beden dili, ses tonu, bakışlar, jest ve mimikler dolaylı iletişimin unsurlarıdır. Çocuğunuzun bu konuyla ilişkisi ise, çocukların dolaylı mesajları çok çabuk yakalayabilmeleridir. Çocuğunuzla bir tartışma sırasında azarlar şekilde ve ayakta konuşmanız ile çocuğunuzun göz seviyesine inmeniz ve dizlerinizin üstünde oturarak normal bir ses tonuyla konuşmanıza çocuğunuz inanılmaz farklı tepkiler verecektir. Ancak bu süreçte önemli olan şey davranış değiştirmenin uzun bir süreç olduğudur. Çocuğunuza el kol hareketleri yapmamanız, konuşurken çocuğunuzun gözlerinin içine bakmanız, çoğunlukla konuşurken gülümsemeniz, onu sevmeniz ve bazen oyunlar oynamanız aranızdaki iletişimi olumlu yönde etkileyecektir. Görüldüğü gibi iletişim karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte olumlu her adım, çocuğunuzu bir adım daha size yaklaştıracaktır. İletişime yönelik aktarılması gereken daha birçok unsur bulunmaktadır. Ancak sizlerden beklediğim olumlu ve olumsuz iletişim yöntemlerine ilişkin örnekler sunmanız ve sormak istediğiniz her türlü konuyu burada paylaşmanız. Bu paylaşımlar önemli öğreticilerdir ve birbirimizden birçok ayrıntıyı öğrenip uygulayacağımızdan eminim. Hepinize bol şans. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||

