

| - Çocuğun Gözüyle Dünya | ||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Çocuğun Gözüyle Dünya | |||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Çocukların gelişim aşamalarına göre duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimleri farklılık göstermekte ve gelişmektedir. Öncelikle iki yaşına kadar çocuklar paylaşma ve karşıdakinin varlığını kabul etme eğiliminde değildirler. Bunun nedeni çocukların doğumdan iki yaşına kadar kendisi dışında insanların varlığından haberdar olmamasıdır. İki yaşıyla birlikte çocuk, diğerleriyle kendi arasındaki ayrımı yapabilecek duruma gelmektedir, bu da çocuğun sosyal, bilişsel ve duygusal gelişiminde hızlanmalara yol açan bir gelişmedir. İki yaş itibariyle çocuk kendi varlığını diğerlerinden ayırdığı için kendi yapabileceği eylemlerin sınırlarını kavramaya çalışır. Ailelerin zorlandığı yaşlardan biridir, çünkü çocuk kendi sınırlarını öğrenmeye çalışırken, ailesinin her ifadesine ve sorusuna “hayır” diyerek cevap vermeye başlayacaktır. Çocuğun gelişim düzeyinden haberdar olmadığımızda bu durumu çocuğun olumsuz bir tutum içinde olması olarak adlandırabiliriz; ancak gelişim aşamasına göre “hayır” diyen çocuk, doğru noktada bulunmaktadır. Üzerinde durulması gereken temel nokta, çocuğun her gelişim aşamasındaki genel durumunu ve normal olanı bilerek, ona uygun hareket etmektir. Örneğin iki yaşındaki bir çocuğun “hayır” ifadesine cevap olarak “Her şeye hayır diyemezsin ben senin annenim!” gibi bir cevap vermek, çocuğun özgüvenini sarsacaktır. Yapılması gereken çocuğun kendi başına yapabileceği eylemler konusundaki “hayır”larına izin vermek, yapamayacağı eylemlerde de “Zamanı geldiğinde bunu yalnız yapmana izin vereceğim, ben sana çok güveniyorum; ancak bir süre daha bu işi birlikte yapmak zorundayız ve seninle bir iş yapmak beni mutlu ediyor.” gibi bir yaklaşım içinde olunmalıdır. İki yaş krizini olumlu şekilde atlattıktan sonra çocuklar çevreyi tanırken cinsiyet farklılıklarını da öğrenirler. Öncelikle oyunları kız ve erkekler ortak oynarken beş altı yaşlarından sonra kız ve erkek çocuklar birbirlerine olumsuz duygular besleyerek olumsuz davranışlar sergileyebilmektedirler. Bu durumda yapılması gereken duruma öfkeyle yaklaşmaktan ziyade, konuyu gelişim aşamasının normal bir sonucu olarak görmek ve müdahaleleri bu doğrultuda ve en uygun, yumuşak şekilde yapmayı başarmaktır. Bu gelişim krizlerinin yaşanmasının nedeni aslında çocuğun gelişiyor ve olgunlaşıyor olmasıdır. Sadece bu kriz dönemlerinde uygun bir müdahale yöntemini kullanmak ailelerin görevidir. Çocuk psikolojisinden anlamanın ve dünyaya çocuğun gözünden bakmanın temeli bu noktadır. Çocuk psikolojisi ile yetişkin psikolojisi arasında büyük farklılık vardır. Öncelikle çocuğun psikolojisinde dünyaya bakış açısı farklıdır; çocuk dünyaya ilişkin her şeyi yeni tanımaktadır ve bu nedenle her şeyi deneme yanılma yöntemiyle öğrenmek zorundadır. Problem çözmek konusunda yetişkinler kadar gelişmiş yöntemlere sahip değildirler. Ancak şu noktayı da gözden kaçırmamak gerekmektedir; çocuklar, ailesinin sınırlarını ve tutarsızlıklarını yakalamakta yetişkinlerden çok daha başarılıdırlar. Bu nedenle çocukta güven ve anlayış oluşturmanın temel koşulları; çocuğa tutarlı olmak, çocuğa olayların ve kararların nedenleri konusunda açıklama yapmak, çocuğun özgüvenini sarsacak müdahalelerden ve şiddetten kaçınmak, çocuğun tavırlarını öncelikle anlayışla karşılamak ve sonrasında müdahale etmek olarak sıralanabilir. Çocuğun psikolojisi değişkendir; çünkü yukarda saydığımız deneme yanılmalar, yöntem eksikliği ve bunların sonucu yetersizlik hissiyle çocuk boğuşmaktadır. Ailenin anlayışı ve doğru müdahalesi sonrasında çocuk, psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimini olumlu şekilde tamamlayabilecektir. Bu süreçte müdahale ederken düşünülmesi gereken tek kural şudur; karşınızda çocuğunuzun olduğunu düşünmekten ziyade, bir yetişkin ve çok saygı duyduğunuz bir insan var ve hata işliyor. Bu durumda o kişiye nasıl açıklama yaparsınız? Öncelikle saygılı olursunuz ve kelimelerinizi özenle seçersiniz. Azarlamaz veya o kişiye şiddet uygulamazsınız. Hatasını söylerken kibarsınızdır, onu kırmamak için özenlisinizdir. Onu anladığınızı ancak yapması gerekenin farklı şeyler olduğunu, siz olsaydınız o durumda neler yapacağınızı söylerdiniz. Durum buyken, çocuklarınız da bu kadar ilgi ve dikkati hak etmiyor mu dersiniz? Çocuk eğitimi zorlu bir süreçtir. Ancak çocuğun temel olarak anlaşılmaya ve anlayışla karşılanmaya ihtiyacı vardır. Onu anladığınızı söyledikten sonra müdahale etmeniz karşı tarafın da direncini kıracaktır. “Elindekini kırmanın nedeni çok öfkeli olman biliyorum, ama sakinleştiğimiz zaman gel konuşalım ve bu konuyu nasıl hallederiz birlikte düşünelim.” Gibi. Ayrıca ev konularına çocuğu katmanız da önemli bir ayrıntıdır “Bu konuda senin fikrini çok merak ediyoruz, biz tam karar veremedik. Senin görüşün bizim için çok değerli.” Şeklinde yaklaşmanız önemlidir. Siz kendinizi müdahalelerinizde kontrol edebilin ki, çocuklarınız da bunu sizden öğrensin. Diğer türlü aksini öğrenmeleri, hiç istemediğimiz bir sonuç. Hepinize bu yolda başarılar ve bol sabır diliyorum. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||

